Suriye halkının savaşın getirdiği yıkımlar karşısında büyük direnç gösterdiğini ifade eden Pedersen, barışçıl, uzlaşmacı ve kapsayıcı bir döneme geçişin önemini vurguladı. Yerinden edilenlerin evlerine dönmesi ve ayrılan ailelerin yeniden bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çeken Pedersen, uluslararası toplumun desteğiyle Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne sahip birleşik bir ülke olarak yeniden inşa edilmesi için bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Pedersen, “Suriye halkının meşru isteklerini karşılamak, devlet kurumlarının işlevlerini sürdürmek ve uluslararası insancıl hukuka saygı göstermek bir zorunluluktur.” diye konuştu. Ayrıca sahadaki tüm silahlı aktörlere, sivillerin korunması ve kamu düzeninin sağlanması çağrısında bulundu.
“Geçiş sürecinde ana sorumluluk suriyelilere ait”
Suriye’de geçiş sürecinin öncelikli olarak Suriyeliler tarafından şekillendirilmesi gerektiğini ifade eden Pedersen, bölgedeki farklı toplulukları kapsayan bir yaklaşım benimsenmesinin önemine işaret etti. BM’nin süreci desteklemeye hazır olduğunu dile getiren Pedersen, uluslararası toplumun da bu geçiş sürecine katkı sağlaması gerektiğini belirtti.
Pedersen, Suriye’deki terör örgütleri konusundaki zorluklara da değinerek, “Heyet Tahrir Şam (HTŞ) gibi BM tarafından listelenmiş gruplarla ilgili meseleler geçiş sürecinde ek zorluklar yaratıyor. Ancak kapsayıcılık önceliğimiz olacak.” dedi.
Doha forum 2024: Küresel krizlere çözüm arayışı
“Diplomasi, Diyalog, Çeşitlilik” temasıyla düzenlenen Doha Forum 2024, dünya liderlerini, siyasetçileri ve uzmanları bir araya getirdi. Forum’un ana teması “Yenilik Gereksinimi” olarak belirlenirken, jeopolitik gerilimler, insani krizler ve teknolojik gelişmeler tartışılıyor. Pedersen’in Suriye konusundaki açıklamaları, forumun en dikkat çekici anlarından biri olarak öne çıktı.
Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı olduğu etkinlikte, 120 ülkeden 3 bin 500 konuk ve 270 konuşmacı yer aldı. Forum, küresel sorunlara çözüm üretme amacıyla fikir alışverişine zemin hazırlamayı hedefliyor.