İzmir'in Seferihisar ilçesi Sığacık Mahallesi'nde deniz çekildi. Çekilme sonrasında tekneler karaya oturdu, deniz yüzeyinde adacıklar oluştu. Ege Denizi'nde 28 Ocak'tan itibaren yaşanan deprem fırtınası devam ederken, bu durum vatandaşları tedirgin etti.
İzmir'de 4 Şubat'ta çok sert bir poyraz başladığını söyleyen TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Poyrazın sertliği nedeniyle deniz seviyesi yavaş yavaş düşmeye başladı. Yaşadığımız bu olayın Santorini ve orada oluşan depremlerle hiçbir bağlantısı yok. Bu şubat ve mart aylarında zaman zaman gördüğümüz bir olay. 2021'de ve 2022 yılında da gördük. Poyraz kuzeyden güneye doğru çok sert estiği için suyu güneye doğru iter. Marmara'dan itibaren su güneye doğru yığıldığı için sığ olan bütün bölgeler açığa çıkar. Çekilme önce Dikili'de başlar. Şu anda burada da su seviyesi yaklaşık olarak 40-50 santim düşmüş durumda, daha devam edecek salıya kadar 70-80 santim aşağı doğru inecek ama korkulacak bir şey yok. Normal bir doğa olayı" ifadelerinde bulundu.
"DOĞADAN KORKULMAZ"
Prof. Dr. Yaşar, "Türkiye'de, doğadan korkmaya başladık. Çünkü afetleri felakete çeviriyoruz. Deprem oluyor çürük binalar çöküyor, sel yatağına evler yapıyoruz; sel basıyor. Bunlardan korkuyoruz. Doğadan korkulmaz, doğa arkadan vurmaz. Ne yapacağını baştan söyler, gerekli önlemler alabilirsek, hiçbir sorun yaşamayız, hiçbir korkumuz da olmaz. Ancak en küçük doğa hareketinde bile korkudan titriyoruz" dedi.
"SU DERİN OLDUĞU İÇİN PEK HİSSETMİYORUZ"
Sığacık'ta teknelerin karaya oturduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, "Hatta açığa çekilen tekneler de karaya oturdu. Tekne sahipleri sanırım denizin bu kadar çok çekileceğini tahmin edemedi. Salıya kadar daha da oturacak. Deniz karadan 100 metre uzaklaştı, bu 150 metreye kadar çıkabilir. Ama korkulacak bir şey yok, bu olayın tsunami ve depremle hiçbir ilgisi yok. Her yıl şubat ve mart ayında bunları bazen çok sert bazen hafif yaşarız. 2 sene önce İzmir Körfezi'nde vapur seferleri iptal edilmişti, deniz seviyesi kadar çok düşmüştü, vapurlar iskeleye yanaşamamıştı. Körfezde de şu anda su en az 50 santim çekilmiş durumda, ama körfezde su derin olduğu için pek hissetmiyoruz. Kordonda taşlar açığa çıkar ama Sığacık ve Dikili sığ olduğu için görüyoruz. Bodrum'da, Akyaka'da da mutlaka olacaktır. Her sene poyraz sertleştikçe bunlar peş peşe oluyor. Rüzgarın hızı 50 kilometreden fazla. Bu rüzgar bütün suyu güneye, Akdeniz'e doğru ittiriyor ve buralar da sığlaşıyor" ifadelerini kullandı.
SİLİVRİ'DE TEDİRGİN EDEN GÖRÜNTÜ
İstanbul Silivri'de deniz yaklaşık 150 metre çekildi. Denizin çekilmesi ile oluşan küçük adacıklar havadan görüntülendi.
Dron görüntülerinde çarpıcı manzara gözler önüne serildi. Yağışa rağmen suyun çekilmesi ise vatandaşları tedirgin etti.
AKYAKA'DA DA DENİZ SUYU 30 METRE ÇEKİLDİ
Muğla Ula'da 25 yıl öncesine kadar kimsenin bilmediği küçük bir balıkçı köyü olan ve Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından 2011'in Haziran ayında 'Sakin Şehir' ilan edilen Akyaka'da da, deniz suyu 30 metre çekildi.
Çekilmeyi ilk defa görenler deprem endişesi yaşarken, Akyakalılar bunun her yıl yaşanan bir doğa olayı olduğunu aktardı.
MSKÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, "Son birkaç gündür Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca deniz çekilmeleriyle karşılaşıyoruz. Santorini Adası etrafında yoğunlaşan sismik aktivitelerle birleştiğinde durum halkımız arasında endişeye yol açıyor. Gel-git etkileri büyük oranda gezegensel çekim kuvvetlerine, ayın ve güneşin çekim kuvvetine bağlı olarak şekillense de rüzgar etkileriyle topoğrafya ve batimetreye bağlı olarak da bu etkileri daha şiddetli görebiliyoruz" diye konuştu.
"SİSMİK AKTİVİTELERİ YAKINDAN TAKİP ETMEMİZ GEREKİYOR"
Doç. Dr. Özçelik, "Ülkemiz kıyılarında bazı noktalarda bu etkilerin daha belirgin olarak, bazı dönemlerde daha fazla olduğunu görebiliyoruz. Literatürde şiddetli depremlerle gel-gitler arasında ciddi bir ilişki olduğunu kanıtlayan bir veri söz konusu değil. Bununla beraber depremlerin gel-git etkileriyle orantılı olduğuna ilişkin değerlendirmeler de var. Şu an için korkulacak bir durum yok. Sismik aktiviteleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Deprem şiddetinin ancak 6 ve üzerine çıkması durumunda tsunamiden söz etmemiz mümkün olabilir" dedi.