Türkiye, Suriye'de uzun yıllardır devam eden çatışmaların göbeğinde kendine özgü bir politika izliyor. Hem sınır güvenliğini sağlama hem de insani krizlere çözüm bulma çabasıyla sahada varlık gösteriyor. Ancak son dönemde Suriye’deki güç dengeleri hızla değişiyor. Esad rejiminin giderek zayıflaması, muhaliflerin stratejik ilerleyişi ve Tel Rıfat gibi bölgelerdeki terör unsurlarına yönelik operasyonların yoğunlaşması, Türkiye’nin Suriye stratejisini yeniden şekillendirdiği bir döneme işaret ediyor.

Bu özel röportajda, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burcu Zeybek ile Türkiye’nin Suriye’deki etkisini, sahadaki kritik gelişmeleri ve uluslararası güç dengelerinin bu çatışmadaki rolünü konuştuk. Zeybek, özellikle Tel Rıfat ve Münbiç gibi stratejik bölgelerde Türkiye’nin atabileceği adımları ve Esad rejiminin zayıflamasının Suriye’nin geleceğine olan etkisini değerlendirdi.

Türkiye’nin Suriye’deki mevcut politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin stratejisi nasıl şekillenebilir?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “Türkiye’nin Suriye’deki rolü, yalnızca askeri müdahalelerle sınırlı değil; aynı zamanda insani krizleri önleme ve bölgesel istikrarı sağlama misyonlarını da kapsıyor. Türkiye, sınır güvenliğini sağlama ve terör örgütlerini etkisiz hale getirme konularında kararlılığını sürdürüyor. Gelecek dönemde, özellikle Tel Rıfat ve Münbiç gibi stratejik bölgelerde operasyonların yoğunlaşması bekleniyor. Bunun yanı sıra, diplomasi kanallarını açık tutarak uluslararası aktörlerle etkin bir müzakere zemini oluşturmak stratejinin önemli bir parçası olacaktır.”

Özel Haber (10)-6

ESAD REJİMİNİN ÇÖKÜŞ SİNYALLERİ!

Esad rejimine karşı muhalif grupların ilerleyişi hızla devam ediyor. Rejimin bu zayıflığı ne anlama geliyor?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “Esad rejiminin direnç gösterememesi, sadece askeri yetersizliği değil, aynı zamanda uluslararası destekçilerine olan bağımlılığını da gözler önüne seriyor. Muhaliflerin Halep ve Hama gibi stratejik bölgelerdeki başarısı, rejim üzerindeki baskıyı artırdı. Ancak bu ilerleyişin sürdürülebilirliği, uluslararası güç dengelerine ve Türkiye’nin destek politikalarına bağlı.”

İSRAİL’İN RAHATSIZLIĞI TÜRKİYE İÇİN DİPLOMASİDE YENİ BİR KOZ

İsrail’in, muhaliflerin ilerleyişinden rahatsız olduğu gözlemleniyor. Bu durum Türkiye için bir avantaj yaratabilir mi?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “İsrail’in rahatsızlığı, Türkiye için önemli bir diplomatik fırsat yaratabilir. İsrail, bölgede İran’ın etkisinden endişe ederken, muhaliflerin ilerleyişiyle stratejik bir dengesizlik yaşamaktan çekiniyor. Türkiye, bu durumu sınır güvenliği ve bölgesel çıkarları doğrultusunda kullanabilir. Ancak bu koz, dikkatli ve dengeli bir dış politikayla desteklenmelidir.”

TEL RIFAT SURİYE’NİN KRİTİK KALESİ

Tel Rıfat neden bu kadar stratejik bir bölge? Bu bölge üzerindeki kontrol ne tür avantajlar sağlar?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “Tel Rıfat, Türkiye’nin sınır güvenliği açısından hayati bir öneme sahip. PKK/YPG’nin buradaki varlığı, yalnızca Türkiye için değil, bölgedeki yerel halk için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu bölge üzerindeki hakimiyet, terör saldırılarını önlemekle kalmaz; Türkiye’ye Münbiç gibi diğer stratejik alanlarda daha güçlü hamle yapma imkanı tanır.”

ABD, RUSYA VE İRAN’IN SURİYE ÜZERİNDEKİ GÜÇ SAVAŞI

Uluslararası aktörlerin Suriye’deki tutumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “ABD, YPG’yi destekleyerek bölgede kalıcı bir varlık hedefliyor. Rusya, Esad rejimine verdiği destekle Suriye üzerindeki kontrolünü artırmayı amaçlarken, İran, Şii milisler aracılığıyla etkisini pekiştiriyor. Bu güçler, Suriye’nin geleceğini doğrudan şekillendirecek. Türkiye ise sahadaki kararlılığı ve diplomatik girişimleriyle bu etkileri dengelemeye çalışıyor.”

YPG’YE TERÖR ÖRGÜTÜNE BÜYÜK DARBE TÜRKİYE’NİN KARARLILIĞI SÜRÜYOR

Marmara ölüyor: Müsilaj istila etti Marmara ölüyor: Müsilaj istila etti

YPG’nin sahada aldığı darbeler sonrası Türkiye’nin bu gruplara yönelik politikası nasıl şekillenebilir?

Doç. Dr. Burcu Zeybek: “Türkiye, YPG’ye karşı mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürecektir. Tel Rıfat ve Münbiç gibi stratejik bölgelerde operasyonların yoğunlaşması, terör unsurlarını tamamen etkisiz hale getirmek için kritik öneme sahip. Ayrıca Türkiye, uluslararası alanda YPG’nin terör örgütü olarak tanınması için diplomatik çabalarını artıracaktır.”

Editör: Ela Duyar